
Empatiyle Yeniden Başlamak
Empatiyle Yeniden Başlamak
Empatiyle Yeniden Başlamak
Microsoft’un Liderlik Dönüşümü Hikayesi
Microsoft’un Liderlik Dönüşümü Hikayesi
Microsoft’un Liderlik Dönüşümü Hikayesi
1 Kasım, 2025
1 Kasım, 2025
1 Kasım, 2025



2014 yılında Satya Nadella, Microsoft’un yeni CEO’su olduğunda, şirket tarihin en zorlu dönemlerinden birindeydi. Yenilikçi gücünü kaybetmiş, departmanlar birbirinden kopmuş, çalışanlar arasında “biz” duygusu neredeyse yok olmuştu.
Teknoloji devi, ironik biçimde, insanı unutmuştu.
Ve Nadella’nın fark ettiği ilk şey şuydu:
“Kültür değişmeden, hiçbir strateji çalışmaz.”
SorununAdı: Rekabet Değil, Empati Eksikliği
Microsoft’un içinde görünmez bir bariyer vardı:
takımlar arası kıskançlık, liderler arası güç mücadeleleri, başarıların paylaşılmadığı bir rekabet iklimi.
Bu ortamda inovasyonun değil, sessizliğin ödüllendirildiği bir kültür oluşmuştu.
Nadella’nın ilk liderlik hamlesi, yönetim dilini tamamen değiştirmek oldu.
Toplantılarda “rakipler kim?” yerine “insanlara nasıl fayda sağlıyoruz?” sorusunu sormaya başladı.
Ve ardından şirketin tüm liderlerinden şunu istedi:
“Know-it-all” değil, “Learn-it-all” olun.
(Bilen değil, öğrenen olun.)
Dönüşümün Kalbi: Empati
Nadella, empatiyi sadece bir değer olarak değil, bir liderlik becerisi olarak konumlandırdı.
Kendisi, özel hayatında engelli bir çocuğun babası olarak, “dinlemenin dönüştürücü gücünü” yaşamıştı.
Bu kişisel farkındalık, kurumsal dönüşümün ilham kaynağı oldu.
Yöneticiler artık KPI’larla değil, çalışanlarının büyümesine yaptıkları katkıyla değerlendirilmeye başlandı. Mentorluk, geri bildirim ve duygusal zeka eğitimleri liderlik gelişim programlarının merkezine taşındı.
Davranışlarla Değişim: Kültürü Kodlamak
Microsoft, liderlik dönüşümünü sürdürülebilir kılmak için, her yöneticiden “Growth Mindset Actions” adlı mikro davranış taahhütleri aldı.
Bu davranışlar arasında şunlar vardı:
Her toplantıya bir öğrenmeyle başlamak
Fikir ayrılıklarını bastırmak yerine görünür kılmak
Takım başarısını bireysel ödüllerden önce kutlamak
Bu küçük davranışlar, zamanla yeni bir kültürel norm haline geldi.
Liderler artık “kontrol eden” değil, “merak eden” insanlar olarak görülüyordu.
Sonuç: Finansal ve Duygusal Yeniden Doğuş
Altı yıl içinde Microsoft’un piyasa değeri üç kattan fazla arttı.
Ama asıl kazanım, çalışanların sesinde hissediliyordu:
Anketlerde “şirketim beni dinliyor” ifadesine verilen olumlu yanıt oranı %65’ten %90’a çıktı.
Bugün Microsoft, liderliğini teknolojiyle değil, insan anlayışıyla güçlendiren bir organizasyon olarak gösteriliyor.
Nadella’nın sıkça söylediği gibi:
“Gerçek liderlik, insanlara potansiyellerini fark ettirmektir.
Empati, inovasyonun ilk adımıdır.”
İK Profesyonelleri İçin Ders:
Liderlik gelişimi, artık yalnızca pozisyonla değil; duygusal cesaretle ölçülüyor.
Bir kurum, yöneticilerine empatiyi öğretmediği sürece, çalışanlarına aidiyeti öğretemez.
Microsoft örneği, dijital dönüşümün özünde her zaman insan dönüşümü olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak:
Harvard Business Review, “Microsoft’s CEO on Rediscovering the Company’s Soul” (2017)
MIT Sloan, “The Power of Empathetic Leadership in Transformation” (2021)
2014 yılında Satya Nadella, Microsoft’un yeni CEO’su olduğunda, şirket tarihin en zorlu dönemlerinden birindeydi. Yenilikçi gücünü kaybetmiş, departmanlar birbirinden kopmuş, çalışanlar arasında “biz” duygusu neredeyse yok olmuştu.
Teknoloji devi, ironik biçimde, insanı unutmuştu.
Ve Nadella’nın fark ettiği ilk şey şuydu:
“Kültür değişmeden, hiçbir strateji çalışmaz.”
SorununAdı: Rekabet Değil, Empati Eksikliği
Microsoft’un içinde görünmez bir bariyer vardı:
takımlar arası kıskançlık, liderler arası güç mücadeleleri, başarıların paylaşılmadığı bir rekabet iklimi.
Bu ortamda inovasyonun değil, sessizliğin ödüllendirildiği bir kültür oluşmuştu.
Nadella’nın ilk liderlik hamlesi, yönetim dilini tamamen değiştirmek oldu.
Toplantılarda “rakipler kim?” yerine “insanlara nasıl fayda sağlıyoruz?” sorusunu sormaya başladı.
Ve ardından şirketin tüm liderlerinden şunu istedi:
“Know-it-all” değil, “Learn-it-all” olun.
(Bilen değil, öğrenen olun.)
Dönüşümün Kalbi: Empati
Nadella, empatiyi sadece bir değer olarak değil, bir liderlik becerisi olarak konumlandırdı.
Kendisi, özel hayatında engelli bir çocuğun babası olarak, “dinlemenin dönüştürücü gücünü” yaşamıştı.
Bu kişisel farkındalık, kurumsal dönüşümün ilham kaynağı oldu.
Yöneticiler artık KPI’larla değil, çalışanlarının büyümesine yaptıkları katkıyla değerlendirilmeye başlandı. Mentorluk, geri bildirim ve duygusal zeka eğitimleri liderlik gelişim programlarının merkezine taşındı.
Davranışlarla Değişim: Kültürü Kodlamak
Microsoft, liderlik dönüşümünü sürdürülebilir kılmak için, her yöneticiden “Growth Mindset Actions” adlı mikro davranış taahhütleri aldı.
Bu davranışlar arasında şunlar vardı:
Her toplantıya bir öğrenmeyle başlamak
Fikir ayrılıklarını bastırmak yerine görünür kılmak
Takım başarısını bireysel ödüllerden önce kutlamak
Bu küçük davranışlar, zamanla yeni bir kültürel norm haline geldi.
Liderler artık “kontrol eden” değil, “merak eden” insanlar olarak görülüyordu.
Sonuç: Finansal ve Duygusal Yeniden Doğuş
Altı yıl içinde Microsoft’un piyasa değeri üç kattan fazla arttı.
Ama asıl kazanım, çalışanların sesinde hissediliyordu:
Anketlerde “şirketim beni dinliyor” ifadesine verilen olumlu yanıt oranı %65’ten %90’a çıktı.
Bugün Microsoft, liderliğini teknolojiyle değil, insan anlayışıyla güçlendiren bir organizasyon olarak gösteriliyor.
Nadella’nın sıkça söylediği gibi:
“Gerçek liderlik, insanlara potansiyellerini fark ettirmektir.
Empati, inovasyonun ilk adımıdır.”
İK Profesyonelleri İçin Ders:
Liderlik gelişimi, artık yalnızca pozisyonla değil; duygusal cesaretle ölçülüyor.
Bir kurum, yöneticilerine empatiyi öğretmediği sürece, çalışanlarına aidiyeti öğretemez.
Microsoft örneği, dijital dönüşümün özünde her zaman insan dönüşümü olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak:
Harvard Business Review, “Microsoft’s CEO on Rediscovering the Company’s Soul” (2017)
MIT Sloan, “The Power of Empathetic Leadership in Transformation” (2021)
2014 yılında Satya Nadella, Microsoft’un yeni CEO’su olduğunda, şirket tarihin en zorlu dönemlerinden birindeydi. Yenilikçi gücünü kaybetmiş, departmanlar birbirinden kopmuş, çalışanlar arasında “biz” duygusu neredeyse yok olmuştu.
Teknoloji devi, ironik biçimde, insanı unutmuştu.
Ve Nadella’nın fark ettiği ilk şey şuydu:
“Kültür değişmeden, hiçbir strateji çalışmaz.”
SorununAdı: Rekabet Değil, Empati Eksikliği
Microsoft’un içinde görünmez bir bariyer vardı:
takımlar arası kıskançlık, liderler arası güç mücadeleleri, başarıların paylaşılmadığı bir rekabet iklimi.
Bu ortamda inovasyonun değil, sessizliğin ödüllendirildiği bir kültür oluşmuştu.
Nadella’nın ilk liderlik hamlesi, yönetim dilini tamamen değiştirmek oldu.
Toplantılarda “rakipler kim?” yerine “insanlara nasıl fayda sağlıyoruz?” sorusunu sormaya başladı.
Ve ardından şirketin tüm liderlerinden şunu istedi:
“Know-it-all” değil, “Learn-it-all” olun.
(Bilen değil, öğrenen olun.)
Dönüşümün Kalbi: Empati
Nadella, empatiyi sadece bir değer olarak değil, bir liderlik becerisi olarak konumlandırdı.
Kendisi, özel hayatında engelli bir çocuğun babası olarak, “dinlemenin dönüştürücü gücünü” yaşamıştı.
Bu kişisel farkındalık, kurumsal dönüşümün ilham kaynağı oldu.
Yöneticiler artık KPI’larla değil, çalışanlarının büyümesine yaptıkları katkıyla değerlendirilmeye başlandı. Mentorluk, geri bildirim ve duygusal zeka eğitimleri liderlik gelişim programlarının merkezine taşındı.
Davranışlarla Değişim: Kültürü Kodlamak
Microsoft, liderlik dönüşümünü sürdürülebilir kılmak için, her yöneticiden “Growth Mindset Actions” adlı mikro davranış taahhütleri aldı.
Bu davranışlar arasında şunlar vardı:
Her toplantıya bir öğrenmeyle başlamak
Fikir ayrılıklarını bastırmak yerine görünür kılmak
Takım başarısını bireysel ödüllerden önce kutlamak
Bu küçük davranışlar, zamanla yeni bir kültürel norm haline geldi.
Liderler artık “kontrol eden” değil, “merak eden” insanlar olarak görülüyordu.
Sonuç: Finansal ve Duygusal Yeniden Doğuş
Altı yıl içinde Microsoft’un piyasa değeri üç kattan fazla arttı.
Ama asıl kazanım, çalışanların sesinde hissediliyordu:
Anketlerde “şirketim beni dinliyor” ifadesine verilen olumlu yanıt oranı %65’ten %90’a çıktı.
Bugün Microsoft, liderliğini teknolojiyle değil, insan anlayışıyla güçlendiren bir organizasyon olarak gösteriliyor.
Nadella’nın sıkça söylediği gibi:
“Gerçek liderlik, insanlara potansiyellerini fark ettirmektir.
Empati, inovasyonun ilk adımıdır.”
İK Profesyonelleri İçin Ders:
Liderlik gelişimi, artık yalnızca pozisyonla değil; duygusal cesaretle ölçülüyor.
Bir kurum, yöneticilerine empatiyi öğretmediği sürece, çalışanlarına aidiyeti öğretemez.
Microsoft örneği, dijital dönüşümün özünde her zaman insan dönüşümü olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak:
Harvard Business Review, “Microsoft’s CEO on Rediscovering the Company’s Soul” (2017)
MIT Sloan, “The Power of Empathetic Leadership in Transformation” (2021)
İpek Ötügen Dinçer
İpek Ötügen Dinçer
İpek Ötügen Dinçer
Sizin için daha fazla ilham.
Sizin için daha fazla ilham.
Sizin için daha fazla ilham.
Kurum kültürü, liderlik gelişimi ve insan odaklı dönüşüm üzerine içgörüler paylaştığımız blogumuzda; organizasyonel gelişim, H2H yaklaşımı ve danışmanlık süreçlerine dair ilham verici hikayeler bulabilirsiniz.
Kurum kültürü, liderlik gelişimi ve insan odaklı dönüşüm üzerine içgörüler paylaştığımız blogumuzda; organizasyonel gelişim, H2H yaklaşımı ve danışmanlık süreçlerine dair ilham verici hikayeler bulabilirsiniz.
Kurum kültürü, liderlik gelişimi ve insan odaklı dönüşüm üzerine içgörüler paylaştığımız blogumuzda; organizasyonel gelişim, H2H yaklaşımı ve danışmanlık süreçlerine dair ilham verici hikayeler bulabilirsiniz.

